Türk edebiyatının başlangıcından 16. yüzyıla kadar ozan ve 16.yüzyıldan sonra da âşık adıyla tanınan halk şairleri, Halk edebiyatı geleneğini devam ettirdiler. Âşık Veysel, Cumhuriyet dönemi halk şairlerinin en büyüklerindendir. Günümüzde bu geleneği sürdüren halk şairlerinin en tanınmışları ise, Şeref ...
Tekke şiirinde görülen ve dinsel içerikli konuları işleyen ilahi, nefes, deme, şathiye ... gibi ürünler nazım biçimi değil, birer nazım türüdür. Çünkü bunlar da koşma tipi nazım biçimiyle ve hece ölçüsünün genellikle 7, 8 ve 11'li kalıplarıyla söylenir. Söz konusu türlerde dörtlük sayısı genellikle 3 - 7 dir. İlahi, nefes ve demeler, bestelenerek söylenir.
Tekke şiirinde görülen ve dinsel içerikli konuları işleyen ilahi, nefes, deme, şathiye ... gibi ürünler nazım biçimi değil, birer nazım türüdür. Çünkü bunlar da koşma tipi nazım biçimiyle ve hece ölçüsünün genellikle 7, 8 ve 11'li kalıplarıyla söylenir. Söz konusu türlerde dörtlük sayısı genellikle 3 - 7 dir. İlahi, nefes ve demeler, bestelenerek söylenir.
Vahdet-i Vücud (Varlığın Birliği): Evrende sadece Allah’ın varlığı söz konusudur. Diğer varlık zannettiğimiz, bu “mutlak varlığın”, Allah’ın bir parçası ve görüntüsüdürler. Tekke: Tasavvuf ehli kişilerin, tarikat mensuplarının barındıkları, eğitim gördükleri yer, kuruluş....
Allah'ı bilmek nasıl olur? Kâinatın yaratılışı nasıldır? Biz neyiz? Niçin geldik dünyaya? Yaşamımızın anlamı, var olmanın aslı, gerçek, başlangıç ve son nelerdir? Bu ve bunun gibi fizik ötesi sorulara cevap vermeye çalışan düşünüş yoluna Tasavvuf düşüncesi denir. [Vahdet-i Vücut (Varlığın Birliği) Teorisi]. Bu düşünüşe göre Allah tek varlıktır. (Vücud-i Mutlak). Aynı zamanda tek güzelliktir (Hüsn-i Mutlak). Tek varlık olan Allah kendisini görecek gözler, sevecek gönüller istemiş ve kâinatta bilinmek istemiştir. Bu tıpkı aynayla kaplı bir odada olmak gibidir. Ayna varlığın çeşitli görüntülerini yansıtır.
Dinî-Tasavvufî Türk edebiyatı İslâmiyet’in ve Tasavvufun etkisiyle ortaya çıkmıştır. İslâmiyet'in kökleşip yayılmasında büyük etkisi olan tasavvuf, zamanla edebî eserlerde de işlenmiş, din ve tasavvuf, edebiyat aracılığıyla yayılmaya çalışılmıştır. Dinî -Tasavvufî Türk edebiyatına Tekke edebiyatı da denir. Dinî -Tasavvufî Türk edebiyatında asıl olan sanat yapmak değil, ...
Divan şiirimizde İstanbul'un fethinden sonra başlayarak gittikçe benimsenen bir akımdır. Şiirde İstanbul şivesine ve İstanbul tabiatına daha fazla yaklaşmak amacı güden bu akım ilk önce Bâki'de görülmüş, 18. yüzyılda en güçlü örneklerini Nedim'le verdikten sonra, 19. yüzyılda Enderunlu Vâsıf bu akımı genişletmiştir....
17. yüzyılda Hindistan'a seyahat eden İran şairlerinin açtıkları yeni bir şiir çı¬ğırıdır. Bu çığırı 17. ve 18. yüzyıllarda bazı Türk şairleri de benimsemişlerdir. İran edebiyatında bu tarzın büyük ustaları, Tebrizli Sâib ile Buharalı Şevket'tir. Sebk-i Hindî, Divan edebiyatında, 17. yüzyılda bilhassa Neşâtî, Nâilî ve ...
15. ve 16. yüzyıllarda, Türk Divan şiiri içinde dilde Türkçecilik, biçim ve özde yenilik yapmak isteyen bir akımdır. 14. ve 15. yüzyıllarda az çok sade bir dille yazan Divan şairleri, zaman geçtikçe, kaba ve zevksiz buldukları Türkçe kelimeleri daha ...
Türk edebiyatında akımlar a) Eski edebiyatta, b) Tanzimat'tan sonra olmak üzere iki bölümde görülebilir. Eski edebiyatta akımlar, ...